KE-TE-BE
- Öz. öz

- 25 Mar 2022
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 15 Eki 2024
İlim, ilim bilmektir. İlim, kendin bilmektir. Sen, kendini bilmezsen, Bu nice okumaktır.
Yunus Emre
Ketebe "toplanmak, bir araya getirip dikmek, bağlamak, yazmak" anlamlarını içeren bir kelimedir.(1)
“Bir araya getirip dikmek” ile kastedilenin iki kumaş parçasının birbiri ile irtibatlandırılmasından - ilişkilendirilmesinden farklı bir karşılığı olmasa gerek. Aynı şekilde bir araya getirilen iplerin bağlanmasında da irtibatlandırma - ilişkilendirilme ortak dokusunu sezebiliyoruz. Yazmak eyleminin, bu dokuyu içeren bir bağlamı olup olmadığını sorgulamak için yeterli çıkış noktasına sahibiz. Yazmanın düşüncelerin kağıda geçirilmesi ile vücut bulduğu bir gerçek. Ne yazdığımızı düşündüğümüzde düşünceleri kelimeler vasıtası ile birbirine bağlamak, ilişkilendirmek olarak tanımlanabilir eylemler yaptığımızı söyleyebiliriz. Bu çerçevede bakarsak, ketebe fiili bizim için irtibatlandırma - ilişkilendirme özünü taşıyan bir kılıftır bir kaptır adeta...
Dikmek ve yazmak ile ilgili dağarcığımı kontrol ettiğimde dikmek eylemini ve yazmak eylemini kesiştirmiş ilk kişiyi hatırlamamak mümkün değil: İdris (2)
Orhan Hançerlioğlu İdris'i şöyle anlatmaktadır;" Günümüzden beş bin yıl önce Mısır’da bir terzi yaşadı. Terzi, Mısır papirüslerinde Hermes Tut adını taşıyor. Kuran’a göre o, Adem ve oğlu Şit’ten sonra gelen üçüncü peygamber İdris’tir. Kalemle yazı yazan ve elbise diken ilk insan odur. (3 )
Düşünce silsilemizi şöyle yönlendirebiliriz: Biz ilişkilendirerek ne kazanırız? Bizi ne cezbeder de ilişkilendirmek, isteriz?
İlişkilendiririz çünkü fikrimizi güçlendirdikçe , güçleniriz. İyi hissederiz.
Fikir güçlendirmek için kalem kullanmak günümüzde de sıra dışı bir teknik değil.
Fikir güçlendirmenin, batı ve doğu diye ayırdığımız kültür-ekin sistemlerinde ifade buldukları kavramları inceleyelim.
Batı için bu olguyu argüman üretmek olarak özetleyebiliriz.
Doğu içinse kuranı kerim esas aldığımda müttekin sıfatı dikkatimi çekiyor.
Kitap, mutlak gerçeğin ta kendisidir. O, muttakiler için hidayettir. ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ Zalikel kitabu la reybe fih, huden lil muttekin.
Sözle peynir gemisi yürümez atasözüne uygun olarak, fikir güçlendirmenin karşılığını burada bir eylemle tanımlıyoruz. İttaka eylem kelimesi sağlam bir yere dayanmak, fiilini fiiliyatını içermekle beraber kökünden türeyen mütteki kelimesi ile koruyan, takva sahibi olan kişiyi işaret etmektedir. Korumanın -korunmanın bir yolu olarak sağlam bir yere dayanmak metodu izlenecekse; bu neden fikir ve düşüncelerimizi güçlendirmek için seçtiğimiz ketebe yöntemi olmasın? Neden kavram ve olguları birbiri ile ilişkilendirmek manasında kullanılan ketebe fiili; üstelik sonradan yazmak olarak evrilmesi ile bize yazarak ilişkilendirme irtibatlandırma yapmanın; fikrin- düşüncenin geliştirilmesinin sağlam bir yere dayanmak ile kazanmak istediğimiz korunma amacını gerçekleştirme imkanı sunduğunu ispatlıyor olmasın? Sizce neden? Tahmin: Bu alışılmadık yorum yeni olması özelliği ile kendini çürütüyor diyenler sağdan gelsin... Tahmin2: Bu kadar da zorlanmaz ki diyenler sola konuşlansın...
(1) (https://dergi.diyanet.gov.tr/makaledetay.php?ID=3108) (2) (Arapça: إدريس), Kur'an'da adı geçen peygamberlerden biri ve Şit'in oğlunun oğludur. İlk kez onun döneminde insanların hayvan derileri giymekten kurtuldukları söylenir. Kumaşı bulduğu ve yazı yazmayı geliştirdiği söylenir. İslam inancına göre 4. kat gökte yaşamaya devam etmektedir. Ayrıca Antik Yunan mitolojisindeki Hermes ve Antik Mısır mitolojisindeki Thoth'un Kur'an'daki İdris ile aynı kişi olduğu ve MÖ 14.000 civarında yaşadığı iddia edilir.2 ( https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0dris#:~:text=Orhan%20Han%C3%A7erlio%C4%9Flu%20%C4%B0dris'i%20%C5%9F%C3%B6yle,elbise%20diken%20ilk%20insan%20odur.)
25.03.2022 Eskişehir Hava ayaz mı ayaz ellerim ceplerimde...


"Kitap, mutlak gerçeğin ta kendisidir. O, muttakiler için hidayettir. ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ Zalikel kitabu la reybe fih, huden lil muttekin. Sözle peynir gemisi yürümez atasözüne uygun olarak, fikir güçlendirmenin karşılığını burada bir eylemle tanımlıyoruz. İttaka eylem kelimesi sağlam bir yere dayanmak, fiilini fiiliyatını içermekle beraber kökünden türeyen mütteki kelimesi ile koruyan, takva sahibi olan kişiyi işaret etmektedir. "
Bu kısmı tekrar okuyalım. Ayetteki mutteki olan korunan kelimesi ittaka dan geliyor. Ittaka bir yere dayanan
demek.
Tıpkı dikmek kelimesinin yazmak olarak genişlemesi gibi dayanmak kelimesi de genisleyemez mi? O muttakiler için hidayettir. Yani o duvara dayananlar için değil bir teze argumana dayananlar için demek olması daha akla yatkın geliyor.
Diyorum
"İttaka eylem kelimesi sağlam bir yere dayanmak…
Kolay bir şey değil irtibatlandırmak 😩 dikmekle yazmanın aynı köke sahip olması çok ilgimi çekti , korunma yi bağlayamadim ben yalnız 🤨